28 Ekim’de İspanya’da gerçekleşen ve en az 68 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan tren kazasının ardından, X platformunda yeni bir iddia ortaya atıldı. Bir kullanıcının yapay zeka asistanı Grok’a, İspanya’daki tren kazası ile İsrail arasında bir ilişki olup olmadığını sorması ve Grok’un verdiği cevabın ardından, bu durumla ilgili iddiaların hızla artmasına neden oldu.
Detaylar 
Kullanıcı, Grok’a Renfe’nin teknik güvenliğiyle ilgili bir İsrail şirketi bağlantısının var olup olmadığını sordu.
‘Hey @grok, herhangi bir İsrail şirketinin İspanya’daki RENFE trenlerinin teknik güvenliğiyle bir bağlantısı var mı?’
Grok’un yanıtında iki İsrailli şirketin adı geçiyor
‘Evet. İsrailli ICTS’nin iştiraklerinden biri olan ve eski Shin Bet çalışanları tarafından kurulan I-SEC’in İspanya’nın çeşitli yerlerinde Renfe için tren içi, istasyon ve atölye güvenliği hizmetleri sözleşmeleri bulunmaktadır. Ayrıca, İsrailli demiryolu siber güvenlik firması Cylus ise Renfe’nin önemli bir yüksek hızlı tren tedarikçisi ve bakımcısı olan Alstom ile işbirliği yapmaktadır. IAI/ELTA’nın NIART engel algılama radarı da Alstom ile test edilmiştir. Bu durum dolaylı bir teknik kanal oluşturmakta fakat doğrudan bir Renfe sözleşmesi henüz doğrulanmamıştır.’
Aynı hesabın başka bir paylaşımı ise kazayı İspanya-İsrail gerginlikleriyle aynı zaman dilimine yerleştirerek bir bağ kurmaya çalıştı.


ZAMAN ÇİZELGESİ:
27 Mayıs 2024 — İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, İspanya’yı uyardı: “Bize zarar verenlere, biz de zarar vereceğiz,” diyerek “Engizisyon günleri sona erdi” dedi.
28 Mayıs 2024 — İspanya, Filistin’i resmen tanıdı.
7 Mart 2025 — Katalonya’da Rodalies demiryolu ağında büyük aksaklık yaşandı; yaklaşık 900 yolcu tahliye edildi.
28 Nisan 2025 — Ülke genelinde elektrik kesintisi (en az 6 ölü).
11 Eylül 2025 — Netanyahu, Sánchez’i İsrail’e karşı “bariz bir soykırım tehdidinde bulunmakla” suçladı.
18 Ocak 2026 — Adamuz demiryolu krizi (46 ölü).
20 Ocak 2026 — Gelida’da R4 Rodalies tren kazası (1 ölü, 37 yaralı).
11 Mart 2026 — İran ile savaş nedeniyle İspanya–İsrail arasında diplomatik kriz yaşandı.
10 Nisan 2026 — Netanyahu, İspanya’yı İsrail’e karşı “diplomatik savaş” yürütmekle suçladı ve “anında bedel ödeyeceği” uyarısında bulundu.
30 Temmuz 2026 — Ceuta krizi (100’den fazla ölü).
5 Ekim 2026 — Genel seçimler ilan edildi.
28 Ekim 2026 — Toledo’nun Urda kentinde tren çarpışması (en az 68 ölü).
——————-
Eğer topraklarınız dünyanın stratejik açıdan en önemli deniz geçitlerinden birine erişim sağlıyorsa, egemenliğiniz tehlikeye girmiş gibi görünüyor olabilir.
Eminim ki Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve Bab el-Mandab Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması bu konularla hiçbir şekilde alakalı değildir…
Ayrıca tesadüfen, İspanya iki haftadan biraz daha kısa bir süre içinde resmi olarak başlayacak olan seçim kampanyasına giriyor; PP ve Vox partileri ise “Önce İsrail” dış politikası izliyor…
Kazanın nedeni hakkında resmi açıklamalar devam ederken sosyal medyada sabotaj ve dış müdahale iddiaları hızla yayılmaya başladı.
Kaza, Toledo’nun Urda bölgesindeki Renfe’ye ait bir trenin durmuş durumda olan özel şirket Iryo’nun trenine arkadan çarpmasıyla gerçekleşti. Ulaştırma Bakanı Óscar Puente, sinyalizasyon sisteminde arızalar olduğunu açıklarken kontrol merkezinin Renfe trenine yeniden hareket emri vermesinin ‘açıklanamaz’ olduğunu ifade etti. Öte yandan Iryo kendi trenine hareket emri verilmediğini belirtiyor. Soruşturmayı bağımsız kaza inceleme komisyonu yürütüyor ancak her iki tarafın açıklamaları arasındaki çelişkiler henüz çözüme kavuşmuş değil.
Sosyal medyada meydana gelen olay sabotaj iddiaları ile gündeme geliyor olsa da İspanyol doğrulama platformu Maldita.es, kazanın sabotaj veya yabancı müdahale sonucu olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını vurguluyor. Aynı gün yayımlanan bazı paylaşımların Nisan 2026’daki Netanyahu’nun yaptığı konuşmanın yanlış bağlamda kullanıldığı bildiriliyor. Ayrıca Ocak ayındaki Adamuz kazasına ait görsellerin de yeni kaza olarak paylaşıldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bazı kullanıcılar İsrailli şirketlerle yapılan sözleşmeleri komplo korkusundan bağımsız olarak etik nedenlerle sorguluyorlar; Grok’a yöneltilen bu soru en çok tartışılan konulardan biri haline geldi.
Bir kullanıcı komplo teorilerine girmeden de olsa İsrail’den her türlü olasılığı beklediğini ifade etti.
‘Bunun can sıkıcı yanı şu ki; eğer canlı yayında soykırım işleyen bir ulus varsa ve arkasında gezegendeki en güçlü ekonomik çıkarlar duruyorsa onlardan her şeyi beklememeniz mümkün mü???’
“İsrailli şirketlerle yaptığımız anlaşmalar utanç verici durumda. Sabotaj gibi komplolar hakkında bile düşünmüyorum; sadece ahlaki sebepler bile yeterlidir.”
< / figure >
< p >< b > “Komplo teorilerini kenara bırakırsak, İsrail’in her yere ulaşabilme kapasitesi bana hem ilginç hem de korkutucu geliyor.” < / b > p >
< figure >
< div >
< div >< img decoding = "async" src = " https : // butunbilgiler.com/wp-content/uploads /20626 / ispanyadaki-tren -kazası -sonrası -israel -şirketleri -bağlantısı -iddiaları -gündeme -geldi -9-Xm9lZvj8.jpg "/ > div >
div >
< / figure >
< p >< b > “Aynı felaketin on ay içinde iki kez yaşanması normal değil.” < / b > p >
< figure >
< div >
< div >< img decoding = "async" src = " https : // butunbilgiler.com/wp-content/uploads /20626 / ispanyadaki-tren -kazası -sonrası -israel -şirketleri -bağlantısı -iddiaları-gündeme-geldi –8-B65VQN6e.jpg "/ > div >
div >
figure >
< p >< b > “Evet… İnsanlar artık doğru soruları sormaya başlıyor.” < / b > p >
< figure >
div >
figure >